DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Diyarbakır’da Kürt siyasi partileri ve kurumlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere yönelik ortak bir siyasi tutum oluşturulması gerektiğini dile getirdi. İdeolojik görüşlerdeki ayrılıklara karşın ortak talepler çevresinde buluşmanın önemini vurguladı.
“ORTAK AKIL VE ORTAK SÖZ GEREKLİ”
Orta Doğu’da dengelerin yeniden şekillendiğine işaret eden Bakırhan, “Hep birlikte, Orta Doğu’nun yeniden kurulduğu, denklemlerin ve dengelerin yeniden şekillendiği, Kürdistan’ın da bu inşa sürecinin merkezinde yer aldığı bir dönemden geçiyoruz. Zira orada taşlar hâlâ yerine oturmuş değil, İran’a ilişkin mesele de henüz çözüme kavuşmadı.
Rojava’da anlaşmaya varıldı ancak bu da henüz belirgin bir zemine yerleşmedi” ifadelerini kullandı. Türkiye’de bulunan Kürt siyasi partileri ve kurumlarının bu dönemde kendi görüşlerini de dile getirmesi gerektiğini belirten Bakırhan, “Üzerine konuştuğumuz ve Orta Doğu’da merkezinde bizim bulunduğumuz bu süreçte ortak aklın, ortak sözün ve ortak yaklaşımın gerekli olduğunu vurgulamak istiyorum.
İdeolojik ve siyasi bakışlarımız farklı olsa da Orta Doğu yeniden şekillenirken bir araya gelmemenin, ortak bir pratik geliştirmemenin ve birlikte üretmemenin bana göre özeleştirisi bulunmuyor” dedi.
“İLK KEZ HUKUKİ VE SİYASİ ZEMİNDE ELE ALINIYOR”
Kürt meselesinin Meclis’te ilk defa hukuki çerçeve içinde görüşüldüğünü söyleyen Bakırhan, “Yüz yıllık bir mesele, ilk kez Meclis’te ve hukuki bir zeminde ele alınıyor. Bunu önemli buluyoruz. Yeterlilik ve samimiyet konusundaki tartışmaları da beraber yapacağız” değerlendirmesinde bulundu.
Bakırhan, bu sürecin sadece bir parti ile iktidar ve devlet arasında sürdürülen bir çalışma olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Başarısızlık halinde Kürt siyasetinin neler kaybedebileceğinin de konuşulmasını isteyen Bakırhan, “Başarıya ulaşamazsak daha mı büyüyeceğiz, daha mı güçleneceğiz, halkımızın umudu daha fazla mı olacak? Bu konuları tartışmanın çok yararlı olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.
“ARTIK MECLİS’TE MÜZAKERE EDİLMELİ”
İlk aşamanın bitimine yaklaşıldığını ifade eden Bakırhan, “İlk aşamadan geçtik ve bu aşamanın sonlarına ulaştık. Bu ilk aşama, PKK’nın sorunlarını ortadan kaldırmaya yönelikti. O çalışma neredeyse tamamlanma noktasında.
Artık Meclis’te müzakere edilmesinin, Meclis’in yeni kanunlar çıkarmasının ve Kürt’ün demokratik hakları ile özgürlüklerinin görüşülmesinin vaktidir” dedi. İkinci aşamanın gündeminde ana dilin, yerel yönetimlerin ve yürürlükteki yasalarda yapılacak değişikliklerin bulunması gerektiğini kaydeden Bakırhan, bütün Kürt siyasi partilerini bu başlıklarda sorumluluk almaya davet etti.
Bakırhan, “İkinci aşamaya geldiğimizde ‘Bunlar yalnızca DEM Parti’nin talepleri değil, tüm Kürtlerin talepleridir’ diyebiliriz. Yüz yılın ardından ilk kez böyle bir sürece ulaştık; bunun önemini görmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“SÜRECİN HIZI AZALIYOR”
Sürecin yavaşladığının açık biçimde dile getirilmesi gerektiğini söyleyen Bakırhan, iktidarın atması mümkün olan adımları şu sözlerle anlattı: “Sürecin ilerleme hızında azalma yaşanıyor. Burada bunu içtenlikle ve açıkça dile getirmeliyiz. Süreç yavaşlıyor.
Peki bu yavaşlamayı nasıl aşabiliriz? Gittiğimiz yerlerde bize çok açık biçimde ‘Devletin somut adımlar atması gerekli. Tek taraflı olarak yeterli sayıda adım atıldı; şimdi iktidarın da bu başlıkta somut adımlar atması lazım’ deniliyor.
Bu somut adımlar neler olabilir? Öncelikle Sayın Öcalan’ın yaşamına, iletişimine ve çalışmalarına ilişkin koşullar... Kürt partilerimizin ve oluşumlarımızın temsilcileri Sayın Öcalan’ı ziyaret ederek tartışma yürütebilmeli, eleştirileriyle önerilerini iletebilmeli.
Buna engel olan koşullar ortadan kaldırılmalı.” Bakırhan ayrıca, Meclis’te kabul edilen yasayla kayıt altına alındığını söylediği “Barış ve Siyasallaşma Kurulu”nun etkin biçimde çalışması gerektiğini dile getirdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ile Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının hayata geçirilmesini, kayyım uygulamasının bitirilmesini ve basına yönelik baskıların son bulmasını isteyen Bakırhan, “Bunları yapmak için teyit ve tespit raporu gerekli değil.
Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ’ın neden serbest bırakılmadığını beraberce sormalıyız. Ortada AİHM’in verdiği bir karar bulunuyor. Bu AİHM kararının tespit raporuyla bir bağlantısı bulunmuyor” dedi.
Kayyım görevlendirilen belediyelerin seçilmiş yöneticilerinin yeniden görevlerinin başına geçmesi için de herhangi bir rapor gerekmediğini savundu.
“TEK BİR FOTOĞRAF YETERLİ DEĞİL”
Bakırhan, daha önce yer aldıkları ve Orta Doğu’nun farklı aktörlerini buluşturan bir konferanstan da söz ederek, burada Türkiye’de yürütülen süreç, Suriye’nin kuzeyinde yaşananlar ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki 2 partinin silahlı güçlerini bir araya getirmesiyle ilgili bir fotoğrafın ön plana çıktığını aktardı. Söz konusu fotoğrafın halk tarafından olumlu karşılandığını söyleyen Bakırhan, “Yalnızca bir fotoğraf yeterli olmaz; daha sık yan yana gelmeliyiz.
Tek fotoğrafla yetinemeyiz, onun diplomasisini, siyasetini ve uygulamasını da sahada birlikte geliştirmeliyiz” diye konuştu.
“BİRLİĞİMİZE ON GÖZLÜ KÖPRÜ ÖRNEK OLMALI”
Diyarbakır’ın tarihi On Gözlü Köprüsü’nü konuşmasında örnek olarak anan Bakırhan, Mervaniler döneminde yaklaşık 900 yıl önce yapıldığını söylediği bu köprüden hareketle birlik mesajı verdi. Bakırhan, “Gözleri on tane olsa da yüreği bir; üstünden geçen yükü beraber taşıyor, beraber dayanıp direniyor. Bu on gözden yalnızca birinin ayağını çekerseniz, inanın çok kolay yıkılması mümkün olur.
Birliğimizin örneği On Gözlü Köprü olmalı. Farklı yollardan gelmiş olmamıza saygı gösteriyoruz, zaten böyle olması da gerekir; yine de aynı istikamette ilerleyebiliriz” sözlerini kullandı.



