Esra GÜNTEPE – Harun ŞAHBAZOĞLU / İSTANBUL, – İNTERNET kullanıcılarının doğru adreslere ulaşmasını sağlayan DNS sisteminin siber saldırıların hedefi olması, milyonlarca bireyin ve kurumun dijital hizmetlere erişiminde sorunlara neden olabiliyor. Dört bilgisayar mühendisi, kullanıma 1983 yılında giren DNS teknolojisini blokzincir temelli bir güvenlik katmanıyla destekleyerek internet ortamındaki siber saldırılara karşı yeni bir koruma kalkanı geliştirdi.
Siber saldırılardan kaynaklanabilecek hizmet kesintilerini ve güvenlik zafiyetlerini azaltmak amacıyla hazırlanan 'SiberTEPE' projesi, TEKNOFEST 2026 Blokzincir Yarışması'ndan Türkiye ikinciliğiyle döndü.YAKLAŞIK
BİR YILLIK EMEKLE HAYATA
GEÇİRDİLERYeditepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'ndeki öğrencilikleri sırasında SiberTEPE üzerinde çalışmaya başlayan ve geçtiğimiz dönemde mezuniyetlerini tamamlayan Ediz Ural, Özgür Pirli ve Atahan Düryaz, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü yüksek lisans öğrencisi Ahmet Atakan Okutan ile birlikte yaklaşık bir yıl süren çalışmanın ardından 'SiberTEPE' projesini ortaya çıkardı.Yeditepe Üniversitesi Teknopark İstanbul Girişim Stüdyosu bünyesinde yürütülen çalışmayla, kurumların ağ altyapısında yer alan DNS ve DHCP sistemlerinin güvenliğini güçlendirmek amaçlandı.'SALDIRILARI
BELİRLEMEK GÜÇ
OLABİLİYOR'Yeditepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği mezunu olan SiberTEPE takım lideri Ediz Ural, projeye ilişkin fikrin staj yaptıkları dönemde gözlemledikleri güvenlik problemlerinden ortaya çıktığını anlattı. "DNS ve DHCP aracılığıyla yapılan siber saldırılar oldukça gizli yürütülüyor ve bu saldırıları saptamak kolay olmuyor" ifadelerini kullanan Ural, açıklamasına şöyle devam etti: "Biz bu problemin farkına stajlarımızı yaparken vardık.
Sorunu giderebilecek ve ortaya çıkmasını engelleyebilecek bir sistem hazırlamak için çalıştık. Proje çalışmalarına başladıktan sonra TEKNOFEST yarışmasını öğrendik ve yarışmaya katılmaya karar verdik. Yarışmayı ikinci sırada tamamladık.
Hazırlık döneminde tek bir günü bile çalışmadan geçirmedik. Her gün okulun ardından akşam saatlerinde işe koyuluyor, kimi zaman sabaha kadar çalışmayı sürdürüyorduk. Bunun nedeni, dünya üzerinde henüz olmayan bir sistemi ortaya çıkarmaya çalışmamızdı.
Söz konusu güvenlik katmanını oluşturmak için çok büyük zaman ve emek harcadık. Sistemimiz bugün, 1983'ten beri kullanımda olan DNS altyapısını bir güvenlik katmanıyla destekliyor. Bu katmanla merkezi sistemi merkeziyetsiz bir yapıya dönüştürerek gizlice yürütülen siber saldırıların önünü kesmeyi hedefliyoruz."DNS ile DHCP sistemlerinin nasıl çalıştığına da değinen Ural, "DNS, internete bağlandığınızda gitmek istediğiniz adresi bulmanıza yardımcı olan sistemdir.
DHCP de internet bağlantısı kurduğunuz sırada cihazınıza bir IP adresini otomatik biçimde tanımlıyor. Bu iki sistemi bir araya getirip blokzincir temelli bir güvenlik altyapısı kurmayı amaçladık. Verileri yalnızca bir merkezde toplamak yerine ayrı adreslerde ve bölgelerde muhafaza ediyoruz.
Bu yolla, siber saldırıların tek bir merkezi hedef alıp sistemi devre dışı bırakmasının önüne geçmek istiyoruz. Blokzincirin değiştirilemez yapısı, bir saldırı yaşanması durumunda kayıtlara yapılan müdahaleleri de belirlememize imkân veriyor" diye konuştu."HEDEFİMİZ
SİSTEMİ GÜVENLİ TUTMAK VE MUHTEMEL SALDIRILARI
ENGELLEMEK"Yeditepe Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü yüksek lisans öğrencisi ve ekibin danışmanı Ahmet Atakan Okutan da DNS altyapısında güvenliğin taşıdığı önemi vurguladı. Okutan, 2016'da düzenlenen bir siber saldırının ardından Netflix ve Facebook gibi büyük platformlara ulaşımın saatler boyunca kesintiye uğradığını hatırlatarak, "DNS sistemini bir adres defterine benzetmek mümkün.
Bu defterin zarar görmesi ya da kötü amaçlı kişilerin kontrolüne geçmesi, önemli sorunlara yol açabiliyor. Hazırladığımız sistem, adres kayıtlarını ayrı bölgelerdeki farklı düğümlerde (node) barındırıyor. Noktalardan birinde bir bozulma yaşanırsa kontrol, diğer düğümler aracılığıyla gerçekleştiriliyor.
Bu sayede hem sistemin güvenliğini sürdürmeyi hem de muhtemel saldırıları engellemeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.'17 BİN 600
BAŞVURU İÇİNDEN İKİNCİLİĞE ULAŞTIK'TEKNOFEST
dönemini yoğun bir tempo ve heyecan içinde geçirdiklerini anlatan Okutan, yarışma için yaklaşık 17 bin 600 başvurunun alındığını, eleme aşamaları sonucunda 30 takımın final hakkı kazandığını ve SiberTEPE'nin bu ekipler arasında ikinci sırayı elde ettiğini ifade etti. Bireysel internet kullanıcılarının da siber güvenliğe karşı özenli davranması gerektiğinin altını çizen Okutan, "Kullanıcılar özellikle internet sitelerini ziyaret ederken temkinli davranmalı, güven duydukları platformların haricinde kişisel verilerini paylaşmamalı.
Şirketler ile kurumların ağlarının güvenliği ne kadar önemliyse, bireysel kullanıcıların bilinçli davranması da o ölçüde önem taşıyor" dedi.



